BİR GÜNÜN ANATOMİSİ


Bu makale 2017-09-08 19:42:50 eklenmiş ve 138 kez görüntülenmiştir.
Şakir Baki Ün

"Sinemde bir tutuşmus, Yanmış ocağ olaydı  Zülfün karanlığında, Bezme cerağ olaydı"

"Mevlam ayrılık vermesin, gökte uçan kuşa Leylam  Aşkın yaktı şu sinemi aldın geçtin benden beni"

"Gönlümün şarkısını gözlerinden okurum,  sevgimin neşesini sözlerinde bulurum, Seni bir an göremezsem kederimden ölürüm,  Göreyim sen yüzünü kaçma benden sevgilim. Sevgimin neşesini sözlerinde bulurum" 

"Ağlar gezerim sahili, sanki benimlesin, Ay’da yüzün geceyi öpen sularda sesin, Bilmek istemem şimdi nerede, nasıl kiminlesin Dünya gözümde değil, çünki sen gönlümdesin"

 Efil efil eserken rüzgar başımızdan, bazen bir türküde veya bir şarkıda dinleriz o bam telimizi titreten sözleri. Hayatımızın o en coşkulu, o en ihtiraslı zamanlarından kalan TINLARI. Sonra, bir yolculuk başlar içinizde, alır başınızı gidersiniz. "Haydi Abbas yol göründü gurbet ele, ya dönülür, ya dönülmez" Son bir defa daha bakarsınız içinizde besleyip büyüttüğünüz şehrinize. Sanki, hiç bir daha göremeyecekmissiniz gibi! O santim, santim ölçtügünüz sokakın arnavut taşlı yolu, Gazete aldığınız bayii, (Sabahın bu kör saatinde Seher Gişesi kapalı, ama gazeteler darabanın önüne yığılmış bile) Mezun olduğunuz Okul, (Geçen sene o altında oturduğumuz okaliptus ağacını hiç acımadan kesmişler) Vitrinlerin önünden geçerken gözlerinizi rehin bırakırsınız vitrin camlarına. (eskiden burada güzel bir pastane vardı, şimdi internet Kafe olmuş!) "Burası Muştur, yolu yokuştur giden gelmiyor, acep ne iştir. Gurbete gideni döner mi sandın, dön gel ağam dön gel dayanamıyorum, ağam öldüğüne inanamıyom" Müzikin dili şiir dilidir, az ve öz sözle ne diyecekse deyiverir, yüreğinizide titretiverir. Hele, tren yolculukları insanı bir başka garipleştirir. İçten içe dertlenirsiniz geçip giden zamana: Ah, ah anam, babam sağ olaydıda yine köşelerinde oturaydılar, Toroslar gibi arkamı savunaydılar. Keşke sağ iken kıymetlerini bileydim, keşke bir dediklerini iki etmeyiyeydim, ah ah...

 Artık, ne menem bir Cağa girdikse; insanlar birbirlerini KIRMAKTAN sanki, özel bir zevk alıyorlar. Sanki, gizli bir aşağılık komplekslerinin çan sesleri. Politikada böyle, sosyal yaşantıda böyle, en huzurlu olacağımız evlerimizde bile böyle, ne oluyor Allah aşkına! Dünyanın her Ülkesinde politika yapılıyor, ama Ülkemizde olduğu gibi değil. İnsanlar olur olmaz konularla muatap edilmiyor. Toplum gerilmiyor, kısacası herkes kendi işini yapıyor. Bizde tam tersi oluyor. Sokakta, işyerinde, Büroda her yerde politika. İnsanlar politika ile yatıyor, politika ile kalkıyorlar. Oysa, bu işlerle ilgilenmeleri için MİLLETVEKİLLERİNİ seçimle görevlendiriliyoruz. Git, bizim yerimize MECLİS"TE haklarımızı savun, sana yetki verdik, bizi birde o işlerle uğratırma... demek istediği halde, medyanın da gaza getiren haberleri ile birlikte bir de bakıyoruz ki, politikanın tam göbeğindeyiz. Hükümet kuruyor, Bakan atıyor, olmadı seçim yapıyoruz. Bu arada bizim gibi düşünmeyen veya düşüncelerinize saygısı olmayan, kendi görüşüne karşı gelinmesine tahammülü olmayan arkadaşlarınızla, dostunuzla bir bakmışsın darılmış, küsmüşsünüz, Bazen daha ileri gidip iş yumruklaşmaya kadar varıyor. Ne oluyor arkadaşlar! Kendimize gelelim, birbirimize saygı ve sevgide kusur etmeyelim. Politikayı takipte etmeyelim demiyorum. Gerektiği yerde gerektiği cevabı vereceğimiz yer SANDIKLARDIR. Demokrasiler bunu gerektirir. Adı üstünde MİLLET MECLİSİ- MİLLETVEKİLİ. Bir ülkede 80 Milyon milletvekili, 80 Milyon Başbakan, 80 Milyon Bakan, 80 Milyon Muhalefet olmaz. Takip edeceksek. Meclise gönderdiğimiz vekilleri takip edelim, şehrimize ne yapıp ne yapmadığına bakalım, şehrimizin sorunlarıyla ne kadar ilgili ona bakalım, gençlere ne kadar özen ve önem veriyor, işsizliği önlemek için neler yapıyor, şehrinize ne gibi yenilikler getiriyor. Belediye ile ilişkileri nasıl, onlara bakalım! (Belediyeler partili partisiz; beldenin ihtiyaçlarına cevap vermek için vardır. Hiç bir partinin tekelinde değildir orasıda o şehirde yaşayan insanların en güven duyabilecekleri yerlerdir) Yandaş çalışmaları görüyor inciniyoruz, sonra, dargınlıklar uzuyorda uzuyor. Bu gibi durumlara meydan vermemeli hak, hukuk ve adaletten şaşmamalı. Dilimize, kalbimize, midemize ve davranışlarımıza özen göstermeliyiz diye düşünüyorum...

Akşam, insanlar yorgun, bitkin evlerine döndüklerinde sadece kendi eşi ve çocuklarıyla güzel geçirebileceği saatlere ihtiyaç duymalı, herşey kapının önünde bitmeli ve özel yaşamın kutsal damacasından  suyunu içmeli, yemeğini yemeli ve şöyle bir koltuğuna uzanıp yorgunluk gidermeli! Örneğin; birbirinden güzel şarkılarımız, türkülerimiz var, ruha gıda olan, yorgunluklarımızı bize unutturan. En önemlisi saygıya ve sevgiye ayıracak vaktimiz olmalı! olmadığı vakit, bundan en çok ÇOCUKLARIMIZ etkileniyor. Stresli oluyorlar, içlerine kapanıyorlar, okulda da başarılı olamıyorlar. Çünkü, çocuklarımıza vakit ayıramıyoruz, şevkatten yoksun bir toplum kendi kendini yer bitirir, sonunda. Başka düşmana gerek kalmaz. Ülkemiz üzerinde oynanan oyunları görmemezliğe gelemeyiz, Yapacak çok işimiz var...

Geleceğimizden hep umutlu olalım, azimli olalım, hemen pes etmeyelim, mücadeleci ruhumuzu kullanalım, kendimize ve başkalarına saygılı olalım, mutlaka bir MESLEK öğrenelim. İnsanin kendi kazandığı parayla geçinmesi kadar kutsal hiçbir emek yoktur, sevgili dostlarım. Önemle tekrar ediyorum: İçeriden ve dışarıdan Algı operasyonları yapanların oyunlarına gelmeyelim. Çünkü, akıllı insanların mutlaka kendi özgür düşüncesiyle söyleyeceği son bir sözleri her zaman olur. Gün batarken ufukta, özlemle evimizin yolunu tutalım, Bir de bir türkü veya şarkı tutturalım, dağıtalım kafamizdaki yorgunlukları itişip kalkışmaları. Aklınıza ilk gelen şarkının sözlerini mırıldanalım.  "Ada sahillerinde bekliyorum, her zaman yollarını gözlüyorum. Seni senden güzelim istiyorum, beni şadet şadiye başın için"

Ömrünüz hep güzelliklerle dolsun.

 

ESENLİKLE KALIN.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...

Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket

Adres Gazetesi sanalbasin.com üyesidir
© Copyright 2016 Adres Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu yazılım Www.OlivinAjans.com Turan KAYĞUSUZ Tarafından Editlenmiştir.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
RÖPORTAJ
Ali Peker
Süleyman MANGU
EMİNE BARDAK
SİNA YAĞMUR
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi